AİLE MİRASI: Yapılan dermatolojik araştırmaların birçoğu gösteriyor ki, göz çukurlarındaki kılcal damarlar, kanı sızdırarak sızan kanın oksijene maruz kalmasına yol açıyor. Genetik olarak iki kişiden birinde göz altı morluğunun ve torba sorunu olduğu biliniyor. Son derece yaygın bir problem. Kılcal damar sızıntıyla meydana gelen oksidasyon göz çevresinin mor hatta siyah renge bile dönüşmesine neden olabiliyor.

ŞEKER İLAÇLARI: Bazı ilaçların uzun süre kullanılması, ince göz altı cildinin altındaki damarların genişlemesine ve bu bölgenin çok daha koyu renkli görünmesine neden olabiliyor.

ALERJİ: Gözlerinizin kaşınmasına ve sulanmasına neden olan tüm durumlar göz altlarında halkalar belirmesine yol açabiliyor. Alerjiler, astım ve egzama gibi hastalıklar nedeniyle gözlerinde problem yaşayan kişiler genellikle bunların devamında göz altı halkalarından da şikayetçi olurlar.

GÜNEŞ: Koyu renkli kişiler yaz aylarında koruyucu kullanmadan güneş altında kaldıklarında hiper pigmentasyon denilen durum ortaya çıkıyor. Bu durumda göz altlarında fazla miktarda melanin pigmenti salgılanır, böylece o bölge koyu bir renk alır.

UYKUSUZ GECELER: Uykusuz ve yorgun olmak, tüm yüzün çok daha solgun görülmesine neden olur. Böylece gözaltındaki halkalar daha belirgin hale gelir. Bu durumun en sevindirici yanı geçici olmasıdır.

GEÇEN YILLAR: Gözaltlarında morluk olan kişilerin yaşlanmayla birlikte daha ciddi sorunlar yaşadığını görüyoruz. Bu bölgedeki pigmentasyon lekeleri, kırışıklıklar ve torbalanmalar, morluk ve halkaları çok daha belirgin hale getirir.

K VİTAMİNİ: Doğru beslenme vücudun her yerini etkilediği gibi etkisini göz altlarında da ciddi şekilde gösterir. Yeterli vitamin ve mineral alınmaması nedeniyle göz altı rengi değişip morararabilir.

Gözaltı morluklarından tamamen kurtulmak mümkün mü?

Tedavi şekli ve vücudun tedaviye verdiği cevap hastadan hastaya değişebilir. Kozmetik ürünler, bu bölgede dolaşımı hızlandırıcı, hücre yenileyici çözümler önerebilir. Bunlar kısmen kısmen koyu renkli halkaların giderilmesine ya da daha az görülmesine yol açsalar da çok uzun ömürlü etki göstermezler.

Aslında tedavinin başarılı olması için neden kaynaklandığının çok iyi çözülmesi gerekir. Alerjiye bağlı bir moruk varsa o yönde tedaviye başlanmalı ve günlük nemlendirici kullanımına devam edilmelidir. Genetik etkenlere bağlı morluklarda ise belli aralıklarla göz çevresine peeling önerilebilir. Eğer peeling düzenli olarak yapılmazsa göz çevresi eskiye döner. Gözaltında çekmeler oluştuysa gözaltı dolgusu ya da PRP etkili olur.

GÖZALTI MORLUKLARI İÇİN EN KOLAY TEDAVİLER

  • SOĞUK: Göz altı morluklarına eğer uykusuzluktan kaynaklanıyorsa soğuk pasates halkalarını veya ılık çay kompreslerini uygulayabilirsiniz. Geçici bir süre işinize yarayabilir. Yumuşak bir beze sarılı dondurulmuş bezelye de işinize yarayabilir.
  • EKSTRA YASTIKLAR: Alt göz kapaklarında svı havuzları zamanla gelişir şişliği önlemek için iki ya da daha fazla yastık ile başınızı yükseltin.
  • KOYU GÖZLÜK: Bronzluk kısa vadede göz altı morluklarını gizlese de uzun vadede artırır. Bu nedenle mutlaka koyu renk gözlük kullanmanız gerekir.  
  • DOLGU: Dolgu tekniğinden yararlanmak etkili olabilir. Göz çevresi hafifçe kalınlaştığında morluklar ortadan kalkar ve görünüm düzelir.
  • RADYO DALGALARI: Radyo frekansı ile yapılan yüz gençleştirme seansları hem zahmetsiz hem de gayet etkili oluyor.
  • MEZOTERAPİ: Özel bir teknikle yapılan göz altı mezoterapisi de son derece iyi sonuçlar verebiliyor.
  • VİTAMİN: K ve C vitamini içeren kremler de işinize yarayabilir.

GÖZALTINIZ MOR MU, KAHVERENGİ Mİ?

Mor gözler: Gözaltlarınız morsa bu genellikle göz kapaklarının çok ince olmasından kaynaklanır. Mavimsi damarlar görünür. Eğer böyle bir sorununuz varsa bir dolum ürünü enjekte edilerek bu bölgenin kalınlaştırılması tavsiye edilir. İyi bir kapatıcı da önerilebilir.

Kırmızı gözaltları: Gözlerinizin altı mor halkalar yerine kırmızı görünebilir. Micro kırmızı kısımlar, genellikle yağ birikiminden oluşur. Bu sorun için en uygun yöntem vasküler lazer uygulamalarıdır.

Kahverengi halkalar: Göz altı halkalarınız ailenizden yadigarsa kahverengi halkalara daha çok rastlanır. Bazı etnik kökenlerde daha çok görülür. Bunu azaltmak için genellikle cildin soyulması gerekir. Cildin bu bölümü ince olduğu için özenle yapılmalıdır.

Gözaltı halkaları yüzün görüntüsünü gerçekten çok etkiler mi?

Göz çevresi yüzün en hassas ve narin yeridir. Bu yüzden yorgunluk ve yaşlanma etkilerini ilk kez bu bölgede kendini gösteriyor. İlk olarak gözün köşesinde başlar ve daha sonra gözleri mutsuz ve yorgun gösteren bir kontüre dönüşebilir. Bu da bütün yüze yansır bu nedenle çok yaygın bir şikayet konusu olması son derece normaldir.

Gözaltı morlukları tedavisi için ne zaman doktora gitmek gerekli?

Renk değişikliği ve şişlik sadece bir gözün altında belirir ve zamanla çok daha kötü duruma gelirse mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

Eğer gözaltı kapatıcılarından daha kalıcı bir çözüm istiyorsanız çözüm için bir doktora gitmeniz gerekir. Gerçekci beklentilerle çok iyi sonuçlar alınabilir. Şunu da bilmek gerekir ki gözaltı halkaları genellikle tıbbi bir sorun değildir ancak estetik olarak yaşamınızı etkileyebilir. 

Son yıllarda gözaltı ışık dolgusu ile gözaltı sorununun çözüldüğü söyleniyor gençekten işe yarıyor mu, diğer dolgulardan farklı mı?

Göz bölgesi aslında her yöne kolayca gidebilen özel bir yağla çevrilidir ve bu yağ olan bölge ‘septum’ adı verilen doğal bir baryer sayesinde görüntüsünü korur. Ancak bu septum genetik olarak ya da yaşlanmaya bağlı olarak bir artış gösterince yağ torbaları eskisi gibi durmaz öne doğru itilir. Yıllar geçtikçe yüzün kemik yapısı incelir ve kemikler de bu durumda doğal olarak geriye doğru hareket ederler. Bütün bu sırada gözaltlarımızda boşluk ve gölgeler oluşur. Cerrahi müdahale boyutuna ulaşmamış durumlarda şimdiye kadar etkili ve kalıcı bir çözüm yolu yoktu. Uzun süren A-Ge çalışmaları sonucu bu başarıldı ve ‘ışık dolgusu’denen yöntem ortaya çıktı.

‘Işık dolgusu’ İsviçre Teoxane Laboratuarları tarafından cilde ışık yansıtma kapasitesini geri vermek için üretilmiş mezoterapi ve dolgu tekniklerinin birleşmesini sağlayan bir yöntemdir. İki farklı formu uygulanıyor. Işık dolgusunu diğer dolgu yöntemlerinden en önemli farkı ise içeriği.

Gözaltı ışık dolgusunu kimlere öneriyorsunuz, en iyi sonucu kimlerde alıyorsunuz?

Hyalüronik asit aslında bir çok besinden de alınabilen, vücutta eriyebilen ve cilt için olmazsa olmaz bir madde. Yapılan araştırmalar gıdalardan hyalüronik asit almanın yeterli olmadığını kanıtlıyor. Yaş ilerledikçe bunun vücutta üretimi azalıyor. Bunun sonucu olarak ciltte boşluklar ve kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Işık dolgusu hem içindeki hyalüronik etkisi hem de buna ek olarak yeniden yapılandırma maddeleri sayesinde derinin kalitesini olumlu yönde etkileyebiliyor. Sosyal yaşamından hiç ödün vermeden insanlar bunu öğlen arasında bile uygulayabiliyor. Gözaltı çukuru olan kişilerde çok iyi sonuç veriyor. Bunun dışında göz derisinin yeniden yapılandırmasını sağlayarak göz çevresinin gençleşmesine, gözaltı şişliğinin inmesine, halkaların yok olmasına morlukların açalmasına da yardımcı oluyor.

Işık dolgusunu hangi bölgelere uyguluyorsunuz?

Işık dolgularının iki ayrı içeriği bulunuyor. Redensity bir dediğimiz içerik özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgesinin gençleşmesi ve onarımı konusunda çok işeyarıyor. Diğer formu ise gözaltı çukurlarının doldurulmasını, şişlik, morluk ve halkaların azalmasında oldukça etkili.

Göz çok hassas bir bölge ve bu da çok yeni bir yöntem bir yan etkisi olabilir mi?

Bu dolgunun kalıcılığı bir yıl ile bir buçuk yıl arasında değişiyor. Çok önemli çalışmalar sonucu ortaya çıktığı için etkileri de çok iyi ölçülmüş. Klinik araştırmalarda 67 hastada sadece 4 vakada uygulandığı anda kızarıklık ve geçici morluk oluşumu dışında hiç bir yan etki izlenmemiş. Ayrıca bu yan etki 72 saatte kaybolmuş. İnsan vücudu ile tam uyumlu olduğu için diğer dolgu maddelerinden farklıdır.

MARİE CLAİRE EDİTÖRÜ DENEDİ

Marie Claire editörü 35 yaşındaki Lea Goldman Amerika’da son derece ünlü bir yazar. Yoğun çalışan aynı anda görüntüsüne dikkat eden bir kadın olarak o da gözaltı morlukları için bir çözüm aramaya karar verdi. Ve yaşadıklarını okurlarıyla paylaştı.

Goldman’ın gözlerinin altındaki halkalar derinleşmiş ve mor yarım aylar gibi görünüyordu. Geceleri uykusunu iyi alıyordu ancak yine de yoğun çalışan bir kadın aynı zamanda bir anneydi. İnsanlar artık onun yorgun ve bıkkın baktığını görüyorlardı.

Gözaltı morluklarını ucuz eczane markalarıyla da seçkin mağazalarda satılan Fransız ürünleriyle kapatmayı denedi. Gözlerini çevreleyen gölgeleri örttü. Ardından gözlük takmaya başladı. Ancak makyajla kalıcı çözüm elde edemeyince deneyimli bir hekimden randevu aldı.

Goldman az yağ veya kolajen nedeniyle gözleri aşağıya çökmüştü. Yani mor yüz kasları artık derisinin altından görünüyordu. Alkol, sigara, hızlı kilo kaybı, uykusuz geceler gibi pek çok neden onun gözaltı morluklarını artırmıştı. Ancak doktoruna göre en büyük suçlu geçen yıllardı.

Doktoru yeni yöntem için çok iyi bir aday olduğunu söyledi. Göz ışık dolgusu bir yıl boyunca onu gözaltı halkalarından koruyabilirdi. Korkmasına ve tereddüt etmesine karşın kabul etti.

Ancak yapılan işlemin ardından yüzünde hiç bir değiklik olmadı. Buz paketleri ve at kestanesi ekstresi ile yapılan yatıştırıcı krem sürülerek evine gönderildi. Bu şişliğin azalmasına yardım edecekti.

O gözünün altındaki şişlere odaklanmıştı iki gün sonra şişler geçti ve yüzü tamamen aynı görünüyordu. Tek bir farkla gözlerinin altındaki gölgeler tamamen gitmişti hafif bir kapatıcı ile nerdeyse artık hiç görünmüyordu.

Golman elde ettiği bu sonucun ardından okurlarını uyardı: “Bu uygulamayı yaptırmak istiyorsanız emin olduğunu bir doktoru seçin.”

Gözaltı ışık dolgusu tedavisi işlem detayları için tıklayın.

Gözaltı Işık Dolgusu